Search

Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cem Adrian - Her Aşkın Bir Şarkısı Var (Live)

15 Eylül 2014 Pazartesi


Cem Adrian - Her Aşkın Bir Şarkısı Var (Live)

Bir deniz kıyısında gördü onu gözlerim 
Bir sabah kuytusunda, değdi ona ellerim 
Saçları rüzgar gibi savurur geçer beni 
Taze bir bahar gibi sardı beni sevgilim 

Şimdi çok uzaklardan geçmişe bakıyorum
Gökyüzünde yıldızlar, hep onu arıyorum
Kalbin bir yaprak gibi avcumun içindeki
O sanki sonbahar gibi sardı beni sevgilim

Sevgilim, Sevgilim, Sevgilim
Her aşkın bir şarkısı var

Mehmet Erdem - Herkes Ayni Hayatta


Mehmet Erdem - Herkes Ayni Hayatta

Herkes aynı Hayatta 
Kendini bişey sanma 
Ne kadar çok bilirsen 
O kadar bela Başa 

Sen bilirsin aslında 
Aklımdan geçenleri 
Zaman herşeyi çözer 
Şu beklemek olmasa... 

Gözlerimi açsam Da Sen çıksan karşıma 
Gel Beni azat Et kayboldum karanlıkta 
Ben Bizi unutmam gitmek yakışmaz bana yolcuyuz hayatta Sen gel otur yanıma 

Herkes aynı Hayatta 
Kendini bişey sanma 
Ne kadar çok bilirsen 
O kadar bela Başa 

Sen bilirsin aslında 
Aklımdan geçenleri 
Zaman herşeyi çözer 
Şu beklemek olmasa... 

Gözlerimi açsam Da Sen çıksan karşıma 
Gel Beni azat Et kayboldum karanlıkta 
Ben Bizi unutmam gitmek yakışmaz bana yolcuyuz hayatta Sen gel otur yanıma

Karanlık Duvarlar - Erdem Beyazıt (Yedi Güzel Adam)

14 Eylül 2014 Pazar


Karanlık Duvarlar

Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda
Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum
Çaresiz direniyorum bu dönüm noktalarında kimse
elini uzatmıyor
Bir gürültülü yaşamağa gidiyor dünya boşalan
bir deniz gibi
Bu sesler ormanında kaybolan bir çağ bu.
Nereye gitsem hep apartmanlar çıkıyor önüme
Alıp başımı duvarlara çarpıyor bu yollar
Gidip gelmelerim bu dar sokaklarda
İnsanların koşup dolduğu bu dar yapılarda
Bir kısır döngüye girmek için bütün çabalar
Biz bunun için mi geldik.

II.

Kara ağaç gibi bağlıyım katı bir çağ bu
Her şey bir makine düzenine gidiyor
– düzen diyorlar beni çağırıyorlar —
Irmak yatağına sığınıyorum sınırlı bir çağ bu
Baktığımız her şeyde bir yalan kabuğu
Bir mercek düzenine bağlanıyor gözlerimiz.

III.

Şu zaman çıkmazında alıp beni bir altmış yaşa
bağlıyorsunuz
Doğmadan ölüme yöneldik gerisi yok diyenler var
Sınırlı yıl oyunlarına inananlar var
Sizin güveniniz bir güneş düzeninde
Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum
Bir ağacı büyütüyorum her yerimle
Bir ağacı uyguluyorum — her şey bir ağaç düzeninde —
Yerde gökte ve her her yerde
Dallarında ben ağacın incecik köklerinde
Boğuluyorum — bağlanıyorum —
Ben mezarların karanlık çağına dayanıyorum.

IV.

Şu dar odanın katı yalnızlığında
Ve her şeyin çıplaklığında
Durup bir pencereyi deniyorum
Gizliliğin dışına çıkıyorum
Araçların
İnsanların
Şehrin ve meydanların ve kalabalığın ve herşeyin
İçimde yalnız ve yapraksız
Bir kavak ağacı büyüyor — Çıplak ve göğe doğru —
Ama küskün ama yalnız ama yapraksız ve uzun
Bir ağlama duvarı bu.
Yatak ve yorganın kuru yalnızlığında
Ve aklın dar yalnızlığında
Şehrin ve herşeyin
Ve kalabalığın yorgunluğunda
Saçların ve parmakların
Ve gözlerin ve gecenin bu bulanık çağında
Ve aynaların sığ görünümünde
Bunalıyorum.

V.

Susmanın kalesine sığınıyorum
Önümde karanlıktan duvarlar
Sırtımda insan yüklü bir gök var.

1959
Maraş

Erdem BEYAZIT